ARAPÇA I. SEVİYE DERSLERİ 78. SEMİNER ÖZETİ

 

Seminerin Amacı ve Özeti

Bu dersin amacı, Arapça isim cümlelerinde (cümle-i ismiyye) mübteda öğesinin, akılsız çoğullara işaret eden müfret müennes zamir olarak kullanımını öğretmektir.

Daha önceki derslerde akıllı varlıklara ait çoğulların müzekker veya müennes zamirlerle nasıl ilişkilendirildiği görülmüştü. Bu derste ise odak noktası, insan dışı varlıkların veya soyut kavramların çoğul biçimleriyle kurulan cümlelerde hiye (هِيَ) zamirinin kullanımı olmuştur. Arapça dilbilgisinde, akılsız çoğullar (cem‘ gayr-ı âkil), anlam bakımından çoğul olsalar da, gramer açısından müfret müennes hükmündedir. Bu nedenle, bu tür çoğullara işaret eden zamir daima hiye olur.

 

Ana Temalar ve Dilbilgisel İlkeler

 

Kuralın Temeli:

Akılsız çoğulların mübteda olarak zamirle ifade edilmesi gerektiğinde, zamir her zaman müfret müennes olur:

هِيَ كُتُبٌ – “Onlar kitaplardır.”

هِيَ سَيَّارَاتٌ – “Onlar arabalardır.”

هِيَ مَجَلَّاتٌ – “Onlar dergilerdir.”

Burada “onlar” anlamı, çoğuldan gelse de zamir hiye olarak kullanılır; çünkü söz konusu varlıklar insan dışıdır.

 

Zamir-Haber Uyum İlkesi:

Mübteda zamiri daima mahallen merfû, haber ise lafzen merfû olur.

Haber, akılsız çoğul bir isim olduğunda, cümlede cinsiyet uyumu aranmaz; zamir sadece akılsızlığı esas alır.

Dolayısıyla “onlar” anlamını veren hiye, hem kırık çoğullar (cemî teksîr) hem de dişil çoğullar (cemî müennes sâlim) için geçerlidir.

 

Akılsız Çoğul Türleri:

Cemî müennes sâlim: مَجَلَّاتٌ, سَيَّارَاتٌ, حَيَوَانَاتٌ

Cemî teksîr: كُتُبٌ, صُوَرٌ, طُرُقٌ

Nadir olarak cemî müzekker sâlim biçiminde gelenler: سِنُونَ, سِنِينَ

Tür farklılıkları, zamirin değişmesine neden olmaz; her durumda hiye kullanılır.

 

Uygulamalı Örnekler

Öğrenciler, çok sayıda örnekle uygulama yaparak bu kuralı pekiştirmiştir:

هِيَ صُوَرٌ – “Onlar resimlerdir.”

هِيَ دُوَلٌ – “Onlar devletlerdir.”

هِيَ أَجْوِبَةٌ – “Onlar cevaplardır.”

هِيَ نِيرَانٌ – “Onlar ateşlerdir.”

هِيَ جِمَالٌ – “Onlar develerdir.”

هِيَ حَيَوَانَاتٌ – “Onlar hayvanlardır.”

هِيَ مَسَاجِدُ – “Onlar camilerdir.”

هِيَ جَوَائِزُ – “Onlar ödüllerdir.”

Bu örneklerde görüldüğü üzere, akılsız çoğulun türü (kırık veya salim) ne olursa olsun, zamir hep aynı kalır.

 

Alıştırmalar ve Öğrenme Çıktıları

Öğrencilerden, verilen Türkçe cümleleri Arapçaya çevirirken akılsız çoğullara uygun zamiri seçmeleri istenmiştir.

Örneğin:

Onlar dağlardır → هِيَ جِبَالٌ

Onlar kedilerdir → هِيَ قِطَطٌ

Onlar yapraklardır → هِيَ أَوْرَاقٌ

Onlar ilaçlardır → هِيَ أَدْوِيَةٌ

Onlar mesajlardır → هِيَ رَسَائِلُ

Böylece öğrenciler, hüm veya hunne gibi zamirlerin yanlış kullanıldığını ve akılsız çoğullarda tek doğru seçeneğin hiye olduğunu kavramışlardır.

 

Sonuç

Bu ders, Arapça dilbilgisinde akılsız çoğullara işaret eden müfret müennes zamirin (hiye) kullanımını sistemli biçimde öğretmiştir. Öğrenciler, isim cümlelerinde mübteda ve haberin anlamca çoğul olabileceği, ancak zamirsel düzeyde tekil dişil biçimin zorunlu olduğu kuralını içselleştirmiştir. Sonuç olarak, akılsız çoğullar için daima hiye zamirinin kullanılması gerektiği, bunun hem gramer hem anlam düzeyinde doğru olduğu vurgulanmıştır. Ders, öğrencilerin Arapça’daki mantıksal ve gramatik çoğulluk ayrımını kavramalarını sağlayarak, sonraki konulara (belirli isimlerle kurulan mübteda-haber yapıları) sağlam bir geçiş zemini oluşturmuştur.

 

 

Purpose and Overview

This lesson aims to explain the grammatical rule in Arabic nominal sentences (jumlah ismiyyah) where the subject (mubtada) refers to non-rational plurals but takes a singular feminine pronoun as its representative. In Arabic grammar, non-rational plurals (jamʿ ghayr ʿāqil)—that is, plurals of inanimate objects, animals, or abstract nouns—are treated grammatically as singular feminine nouns, even though their meaning is plural. Therefore, when such plurals are referenced by a pronoun, the correct form is hiya (she/it) rather than hum or hunna. The lesson’s goal is to consolidate this concept by demonstrating how agreement in gender and number is guided not by logic but by grammatical convention in Arabic syntax.

 

Main Grammatical Principles

 

Fundamental Rule

When a non-rational plural functions as a subject and is replaced by a pronoun, that pronoun must always be singular feminine (hiya).

 

هِيَ كُتُبٌ – “They are books.”

هِيَ سَيَّارَاتٌ – “They are cars.”

هِيَ مَجَلَّاتٌ – “They are magazines.”

Although the meaning is plural, Arabic grammar classifies these nouns as feminine singular for purposes of agreement.

 

Agreement Between Pronoun and Predicate

The pronoun hiya is indeclinable (mabnī) and therefore nominative by position (maḥallan marfūʿ).

The predicate (khabar) is declinable (muʿrab) and appears explicitly nominative (lafẓan marfūʿ).

There is no gender mismatch because hiya inherently matches the grammatical gender of the non-rational plural.

 

Types of Non-Rational Plurals

Sound feminine plurals (jamʿ al-muʾannath al-sālim): سَيَّارَاتٌ, مَجَلَّاتٌ, حَيَوَانَاتٌ

Broken plurals (jamʿ taksīr): كُتُبٌ, صُوَرٌ, طُرُقٌ

Exceptional forms: سِنُونَ, سِنِينَ — treated the same way.

Regardless of type, the referring pronoun always remains hiya.

 

Applied Examples

Students practiced forming and analyzing sentences such as:

هِيَ صُوَرٌ – “They are pictures.”

هِيَ دُوَلٌ – “They are countries.”

هِيَ أَجْوِبَةٌ – “They are answers.”

هِيَ نِيرَانٌ – “They are fires.”

هِيَ جِمَالٌ – “They are camels.”

هِيَ مَسَاجِدُ – “They are mosques.”

هِيَ جَوَائِزُ – “They are prizes.”

Through such examples, students observed that the meaning is plural, yet the pronoun remains singular feminine due to grammatical convention.

 

Exercises and Learning Outcomes

Learners were asked to translate Turkish sentences into Arabic, correctly selecting hiya for non-rational plurals:

“They are mountains.” → هِيَ جِبَالٌ

“They are cats.” → هِيَ قِطَطٌ

“They are leaves.” → هِيَ أَوْرَاقٌ

“They are medicines.” → هِيَ أَدْوِيَةٌ

“They are messages.” → هِيَ رَسَائِلُ

Through these tasks, they distinguished rational vs. non-rational plural agreement, understanding that hum or hunna are never used for inanimate plurals.

 

Conclusion

By the end of this lesson, students understood that Arabic treats non-rational plurals as singular feminine in grammatical agreement. The pronoun “hiya” therefore becomes obligatory when referencing such nouns, regardless of their number or type. This principle clarified the distinction between semantic plurality (meaning) and grammatical singularity (form), an essential concept for mastering Arabic syntax. The lesson concluded by linking this topic to the next stage—the use of definite nouns and descriptive predicates in nominal sentences.