MEHMET ÖLMEZ, KÖK TÜRK YAZITLARI: KÜL TİGİN OKUMALARI 16. SEMİNER ÖZETİ
Seminerin Amacı
Bu seminerde Kül Tegin yazıtının 36. satırdan başlayan bölümü filolojik, tarihsel ve dilbilimsel açıdan ayrıntılı şekilde çözümlenir. Oplayı tegmek ifadesinin anlamı, benzetme eklerinin tarihsel gelişimi, saldırı fiilleri, enstrümantal ek, Uduşmak tartışması, kapalı e–i problemi, sançmak, sımak, yön ve yer ekleri, eski Türkçe fiil kökleri, tek sesli fiil ve isimlerin kullanımı, Türgeş seferleri, yer adlarının kökeni, askerî terimler, at donları, renk adları, ettirgenlik eklerinin (t–z) tarihi ve sefer güzergâhlarının coğrafi arka planı kapsamlı biçimde incelenir.
Ana Temalar
- Oplayı Tegmek ve Benzetme Ekleri
“Oplayı tegmek” yapısı Kül Tegin’in hücumunu “boğa gibi saldırmak” şeklinde açıklayan Hamilton’dan başlayarak değerlendirilir; layı ekinin “gibi” anlamı veren tarihsel benzetme eki olduğu, börü layı, arslan layı gibi eski metinlerde görüldüğü ve Anadolu Türkçesine kadar izlenebildiği belirtilir.
- Ok ile Vurma: Enstrümantal Ek ve Urmak/Vurmak
“Bir eri okun urtu” cümlesinde -n unsurunun enstrümantal (vasıta) eki olduğu; urmak fiilinin Türkçe’de vurmak biçimine dönüşmesi, B–V değişimi ve Eski Türkçedeki üç farklı belirtme eki ailesi açıklanır.
- Ud Şuru Tartışması ve Uduşmak Meselesi
Yalnızca yazıtlarda görülen “Ud Şuru” yapısının daha önce Ud Aşuru olarak yanlış okunduğu, Uduşmak diye bir fiilin tarihsel olarak bulunmadığı; doğru şeklin uymak, izlemek anlamındaki udmak ile ilişkili olduğu ve biçimin yazıtın kendisine özgü bir çözüm gerektirdiği anlatılır.
- Kapalı E–İ Meselesi ve “İki/Eki” Okunuşu
“İki erik uçurur” cümlesindeki iki/eki kelimesinin kapalı e–i tartışmasını gündeme getirdiği, Marcel Erdal’ın iki, Ölmez’in ise imlaya dayanarak eki okuduğu belirtilerek kapalı e konusunda tarihsel Türk dilleri arasındaki tutarsızlıklar ele alınır.
- Sançmak Fiili ve Savaş Terminolojisi
Sançmak fiilinin “mızrak batırmak, delmek” anlamı, silah kullanımı ve sançak kelimesiyle olası etimolojik bağı anlatılır; Kül Tegin’in iki askeri “takip edip mızrakladığı” cümle üzerinden savaş sahnesinin dilsel çerçevesi değerlendirilir.
- Sımak Fiili ve Uyluk (Udluk) Kelimesi
Bayırkuların kır aygırının uyluğunu kıran Kül Tegin sahnesinde sımak fiili üzerinde durulur; udluk → uyluk dönüşümü ve D→Y değişiminin Eski Türkçedeki düzenliliği açıklanır.
- Directional Ekler: Tapa, Toga, Keçe
Yön ve hareket bildiren tapa (–e doğru), toga (aşıp, geçerek), keçe (geçip) gibi zarf-fiil kökenli ekler; Altay Dağları’nın (Altun Yış) aşılması ve Ertiş Irmağı’nın geçilmesi bağlamında çözülür.
- Altın Yış ve Altay Coğrafyası
Altun/Alton Yış ifadesinin Altay Dağları’nı karşıladığı; Moğolca Altan ile ilişki, bölgenin dört ülkeye yayılan coğrafi yapısı ve göçebe toplulukların modern sınırlarla engellenen eski otlak hareketleri anlatılır.
- Türgeş Seferi ve “Uda Bastımız” İfadesi
“Türgeş bodunu uda bastımız” cümlesindeki u/U kelimesinin eski Türkçede tek heceli “uyku” anlamına geldiği; basmak fiiliyle birleştiğinde “uykuda baskına uğratmak” anlamı taşıdığı ve tek sesli isim–fiil sisteminin nadir örneklerinden biri olduğu açıklanır.
- Eski Türkçede Tek Sesli Fiiller ve İsimler
A/E/İ/O/U biçimindeki tek sesli kelimelerin isim ve fiil olarak kullanım alanları ayrıntılı biçimde incelenir; Iduk, ömek, umak, ı–i tartışmaları gibi örneklerle sistemin tarihsel derinliği gösterilir.
- Türgeş Kağanının Ordusu ve “Otça Borça” İkilemesi
Bolçu/Bulçu yer adındaki belirsizlik, ordunun “otça borça” yani “ateş gibi, şimşek gibi” geldiğini belirten ikilemenin farklı yorumları ve bor kelimesinin tartışmalı kökeni değerlendirilir.
- Kül Tegin’in Başkıl Boz Ata Binmesi: Renk Adları ve L Eki
Başku/Başkıl kelimesinin yazım tartışmaları, L ekinin renk adları oluşturan işlevi (göğel, yaşıl, kızıl), “alnı akıtmalı at” geleneği ve Kaşka/Gaşka biçimleriyle karşılaştırmalar yapılır.
- Tız/Tiz Ettirgenlik Eki ve Altızmak Yapısı
Tutmak → tutuzmak ve altızmak fiilleri üzerinden t–z kökenli ettirgenlik yapısı incelenir; Divanü Lugati’t-Türk ve Uygur metinlerinde görülen artızmak, bil tizmek, bulduzmak, utuzmak örnekleriyle ekin seyrek ama tarihi bir yapı olduğu gösterilir.
- Türgeş Komutanı Az Tutuklu’nun Yakalanması
Kül Tegin’in tekrar düşman saflarına girerek Türgeş kağanının komutanı Az Tutuk’u “eliyle tutması” anlatılır; elgin yapısının enstrümantal işlevi ve kaçan/anta gibi zamansal eklerle uyumu açıklanır.
- Türgeş Kağanının Öldürülmesi ve Halkın Bağlanması
“Kara Türgeş bodun kop içitti” cümlesinde kara kelimesinin “sıradan, avam, yalın halk” anlamı; içikmek fiilinin “bağlanmak, tâbi olmak” anlamıyla bütün halkın bağımlı hâle gelmesi üzerinden toplumsal düzen değerlendirilir.
- Tabar’a Yerleştirme: Konturmak Yapısı
Konturmak fiilinin “iskan ettirmek” anlamı; Tabar yer adının kökeni ve komak/konmak fiillerinin ettirgen biçimleri üzerinden halkın yeniden yerleşime tabi tutulması açıklanır.
- Soğudak Halkını Düzenlemek ve Demir Kapı Seferi
“Soğut halkını eteğin teyin” cümlesinin “düzene sokayım” anlamı, Yençi Ügüz (Sır Derya) ve Temir Kapık (Termiz yakınları) coğrafyasıyla birlikte sefer güzergâhı açıklanır; teyin unsurunun “diye” anlamı vurgulanır.
- Karatürgeşlerin Düşmanlaşması ve Keneres’e İlerleyiş
Kara Türgeş halkının “yağı bolmış” yani düşman olduğu; Keneres yer adının belirsizliği ve Türgeşlerin bu bölgeye doğru ilerleyişi bağlamında siyasi değişim aktarılır.
- Ordunun Durumu: Toruk Atlar ve Azuk Eksikliği
Toruk/Turuk kelimesinin Moğolca ve Yakutça karşılıklarıyla zayıflık bildirdiği; ordunun yiyeceksiz kalması (azuku yok erte) üzerinden seferin zorluğu, hayvan gücüne dayalı hareketliliğin sınırlanması anlatılır.
- Yazıtın Hasarlı Kısmı ve Son Satırların Yaklaşması
“Yavlakkişi”den sonraki bölümün kaplumbağa kaidesinin alt kısmının aşınması nedeniyle kayıp olduğu; doğu yüzünün sonuna gelindiği ve sonraki seminerde kuzey yüzüne geçileceği belirtilir.
Sonuç
Bu seminer, Kül Tegin yazıtının 36. satırdan itibaren uzanan bölümünde saldırı anlatıları, savaş terminolojisi, benzetme ekleri, yön ve hareket ekleri, tek sesli fiil sistemi, ettirgen eklerin tarihi, renk adlarının oluşumu, ordunun lojistiği ve coğrafi sefer güzergâhları gibi pek çok dilsel ve kültürel unsuru bütüncül biçimde ortaya koyar. Satırlar ilerledikçe hem Eski Türkçenin yapısal zenginliği hem de dönemin siyasi–askerî gerçekliği daha net bir şekilde görünür hâle gelir.
Purpose of the Seminar
In this seminar, the section of the Kül Tegin inscription beginning at line 36 is analyzed in detail from philological, historical, and linguistic perspectives. The meaning of oplayı tegmek, the historical development of simile suffixes, attack verbs, the instrumental suffix, the debate on Uduşmak, the closed e–i problem, sançmak, sımak, directional and locative suffixes, Old Turkic verb roots, the use of one-vowel verbs and nouns, the Türgeš campaigns, the origins of place names, military terminology, horse coat terms, color adjectives, the historical development of causative suffixes (t–z), and the geographical background of the campaign route are examined comprehensively.
- Oplayı Tegmek and Simile Suffixes
The structure oplayı tegmek is evaluated beginning with Hamilton’s explanation that it means “to attack like a bull”; the suffix layı is presented as a historical simile marker found in older texts such as börü layı and arslan layı, and its continuity into Anatolian Turkish is noted.
- Striking with an Arrow: the Instrumental Suffix and Urmak/Vurmak
In the sentence “bir eri okun urtu,” the element -n is explained as the instrumental suffix; the development of urmak into vurmak in Turkish, the B–V shift, and the three families of accusative/instrumental markers in Old Turkic are described.
- The Ud Şuru Debate and the Issue of Uduşmak
The unique structure “Ud Şuru,” seen only in the inscriptions, is discussed; earlier readings such as Ud Aşuru are rejected, and it is shown that Uduşmak does not historically exist, while the correct interpretation relates to the verb udmak “to follow, to track,” requiring a solution specific to this inscription.
- The Closed E–İ Issue and the Reading of “İki/Eki”
The word iki/eki in the phrase “iki erik uçurur” raises the debate on the closed e; Marcel Erdal reads iki, whereas Ölmez reads eki based on orthography, and the inconsistency of closed e across historical Turkic is explained.
- The Verb Sançmak and War Terminology
The verb sançmak, meaning “to pierce, to thrust a spear,” and its possible connection to sançak are explained; Kül Tegin’s spearing of two soldiers is analyzed within the linguistic frame of battle narration.
- The Verb Sımak and the Word Uyluk (Udluk)
In the scene where Kül Tegin breaks the thigh of the Bayırku horse, the verb sımak (“to break”) is discussed; the development udluk → uyluk and the D→Y shift are presented as regular Old Turkic sound changes.
- Directional Suffixes: Tapa, Toga, Keçe
Directional and action markers such as tapa (“towards”), toga (“crossing over”), and keçe (“passing”) are explained through the crossing of the Altay Mountains (Altun Yış) and the Ertis River.
- Altun Yış and Altay Geography
The expression Altun/Alton Yış is shown to refer to the Altay Mountains; its possible connection to Mongolian Altan, the multi-national geography of the Altay region, and the disruption of nomadic grazing routes by modern borders are examined.
- The Türgeš Campaign and the Expression “Uda Bastımız”
In the sentence “Türgeš bodunu uda bastımız,” the word u/U is explained as the old Turkic one-syllable noun meaning “sleep”; combined with basmak, it forms the meaning “to attack while asleep,” illustrating a rare one-vowel noun–verb system.
- One-Vowel Verbs and Nouns in Old Turkic
Single-vowel words in the forms A/E/İ/O/U are examined as both nouns and verbs; examples such as ıduk, ömek, umak, and the ı–i debate illustrate their historical depth.
- The Türgeš Army and the Otça Borça Pair
The uncertainty of the place name Bolçu/Bulçu and the expression “otça borça,” meaning “like fire, like lightning,” are discussed along with differing interpretations of the second element bor.
- Kül Tegin Mounting the Başkıl Boz Horse: Color Terms and the L Suffix
The reading başku/başkıl is debated; the function of the suffix L in forming color adjectives (göğel, yaşıl, kızıl), and comparisons with Kaşka/Gaşka forms for “blazed-forehead horses” are presented.
- The Tız/Tiz Causative Suffix and the Structure Altızmak
The causative pattern t–z is examined through tutmak → tutuzmak and altızmak; rare historical examples such as artızmak, bil tizmek, bulduzmak, and utuzmak from Uygur and Divan texts demonstrate its limited but real presence.
- Capturing Az Tutuk, the Türgeš Commander
Kül Tegin’s re-entry into enemy lines and his seizing of Az Tutuk, the Türgeš commander, are explained; the instrumental function of elgin and the interaction of temporal markers such as anta are analyzed.
- Killing the Türgeš Khagan and Subjugating the People
In “kara Türgeš bodun kop içitti,” the word kara meaning “ordinary, common people” and the verb içikmek meaning “to submit, to be bound” show how the entire populace became dependent, reflecting the political reorganization.
- Settlement at Tabar: The Verb Konturmak
The verb konturmak meaning “to settle, to resettle” is explained; the place name Tabar and the relationship between komak/konmak and their causative forms are analyzed within the narrative of relocation.
- Regulating the Sogd People and the Demir Kapı Expedition
“Soğudakmod’un eteğin teyin” meaning “so that I may regulate the Sogd people,” together with the passage across the Yençi River (Syr Darya) and the march to Demir Kapı (near Termiz), is described; the function of teyin as “so that, saying” is highlighted.
- The Karatürgeš Becoming Enemies and the Advance to Keneres
The phrase “yağı bolmış,” meaning “became enemies,” describes the Karatürgeš; the unclear location of Keneres and the political movement toward this region are evaluated.
- The Condition of the Army: Toruk Horses and Lack of Provisions
The term toruk/turuk meaning “weak” is compared with Mongolian and Yakut forms; the army’s lack of provisions (azuku yok erte) illustrates the logistical difficulty and the strain on horse-based mobility.
- The Damaged Section and the Approach to the Final Lines
The portion after “Yavlakkişi” is noted as damaged due to the lower turtle-base erosion; it is explained that the end of the eastern face has been reached and that the next seminar will move to the northern face.
Conclusion
This seminar reveals, through the section beginning at line 36, the attack descriptions, war terminology, simile structures, directional and action markers, the system of one-vowel verbs, the history of causative suffixes, the formation of color adjectives, the logistics of the army, and the geographical course of the campaigns. As the lines progress, both the structural richness of Old Turkic and the political–military reality of the period become increasingly visible.
