EKREM DEMİRLİ, FUSÛSU’L-HİKEM OKUMALARI 49. SEMİNER ÖZETİ

Seminerin Amacı ve İçeriği

  1. seminerde, İbnü’l-Arabî’nin yaratılış teorisi ve “tecrîdî halk” anlayışı üzerinden varlık, birlik ve ilâhî sıfatlar meselesi ele alınmaktadır. Ekrem Demirli, bu bağlamda, özellikle “üçlü birlik” (zat, söz ve irade) kavramını merkeze alarak Hristiyanlıktaki teslis tartışmalarıyla karşılaştırmalı bir analiz sunar. Seminer, matematiksel birlik anlayışının metafizik bir içerikle nasıl bütünleştiğini sorgulamakta, varlık-çokluk ilişkisini anlamaya yönelik özgün bir epistemolojik yaklaşım geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Ana Temalar ve Başlıklar

  1. Üçlü Birlik ve Ferdiyet

İbnü’l-Arabî’nin düşüncesinde yaratma, “zat–kelâm–irade” üçlemesine dayanır. Bu üç unsur olmadan yaratılışın izahı mümkün değildir. Bu bağlamda, birlik “üç teki birlik” anlamında ele alınmakta ve Tanrı’nın ferdiyeti tüm varlığı kuşatan bir ilke olarak değerlendirilmektedir.

  1. Sayı, Varlık ve Tevhid İlişkisi

Seminerde, “üç” sayısının ontolojik konumu tartışılır: İki çift, bir ise sayıdan sayılmaz; dolayısıyla ilk gerçek sayı üçtür. Bu matematiksel tartışma, varlıkta çokluğun başlangıcını ve Tanrı’nın birliğinin nasıl anlaşılabileceğini anlamada kullanılır. Sayıların metafizik anlamı, kelam ve tasavvufun birlik anlayışını derinleştirmek için bir araçtır.

  1. Mûtezile – Ehl-i Sünnet Tartışması ve İlahi Sıfatlar

İbnü’l-Arabî’nin sıfat anlayışı, Mûtezile’nin birlik lehine sıfatları reddeden görüşüyle ve Ehl-i Sünnet’in sıfatları varlığa bağlayan anlayışıyla karşılaştırılır. Ona göre Tanrı’nın bilgisi, kelâmı ve iradesi ayrılmaz şekilde yaratılışa dahildir. Bu yaklaşım, klasik kelamın zorlandığı alanlara yeni çözüm imkânları sunar.

  1. Varlık ve Dil Arasındaki Bağlantı

Dilsel tartışmalarla matematiksel analizler bir arada düşünülür. “Çokluk nedir, birlik nedir?” gibi sorular sadece mantık düzleminde değil, varlığın yapısal ilkesi olarak değerlendirilir. Bu nedenle seminer, hem dil teorilerine hem metafizik anlam arayışına yönelir.

Sonuç

Bu seminerde, İbnü’l-Arabî’nin yaratılış ve birlik anlayışı; matematik, dil ve metafizik tartışmaların kesişiminde yeniden inşa edilir. Allah’ın zat, kelâm ve irade sıfatlarıyla kurulan “üçlü birlik”, hem kelamî hem de felsefî düzeyde yeniden yorumlanarak, varlık felsefesinin merkezine yerleştirilir.

 

 

Purpose and Content of the Seminar

The 49th seminar explores Ibn al-ʿArabī’s theory of creation through the concept of “abstract creation” (tajrīdī khalq), focusing on the metaphysical relationship between being, unity, and divine attributes. Ekrem Demirli frames the discussion around the idea of a “triple unity” comprising essence (dhāt), word (kalām), and will (irāda), drawing a comparative analysis with Christian Trinitarian thought. The seminar seeks to reconcile metaphysical unity with multiplicity by integrating theological, philosophical, and mathematical perspectives.

Main Themes and Topics

  1. Triple Unity and Divine Singularity

According to Ibn al-ʿArabī, creation requires a triadic structure—essence, speech, and will. These three elements form the irreducible core of divine creative activity. The notion of unity, then, is understood as a “unity of three singularities,” situating divine oneness (faradiyya) as an encompassing principle of all existence.

  1. Number, Being, and the Concept of Tawīd

The seminar analyzes the ontological significance of the number three. Since two is even and one is not considered a “number,” the first actual number is three. This numerical argument becomes a framework to interpret multiplicity within creation and the deeper structure of divine unity. Numbers are treated as metaphysical tools to extend theological understanding.

  1. Muʿtazilite vs. Sunni Theology and Divine Attributes

Ibn al-ʿArabī’s view on divine attributes is compared to that of the Muʿtazila (who reject attributes in favor of divine unity) and Sunni theology (which affirms distinct attributes). For Ibn al-ʿArabī, God’s knowledge, speech, and will are inseparably embedded in the act of creation, offering a nuanced alternative to classical kalām debates.

  1. The Link Between Being and Language

The seminar bridges linguistic and mathematical approaches by interrogating questions like “What is multiplicity?” and “What is unity?” not merely as logical puzzles but as structural principles of being. Language thus becomes a key to grasping ontological patterns, deepening both linguistic theory and metaphysical inquiry.

Conclusion

This seminar reconstructs Ibn al-ʿArabī’s doctrine of creation and unity at the intersection of language, mathematics, and metaphysics. The triadic structure—essence, word, and will—is presented as a model for understanding divine unity beyond theological polemics. It offers a comprehensive metaphysical vision in which unity and multiplicity coexist through the very nature of divine expression.