EKREM DEMİRLİ: GAZZÂLÎ,el-MUNKİZ MİNE’D-DALÂL 1. SEMİNER ÖZETİ

Seminerin Amacı ve İçeriği

Bu seminerde Gazzâlî’nin el-Munkiz mine’d-dalâl adlı eserine giriş yapılmakta, metnin yazılış amacı, düşünce tarihi içindeki konumu ve Gazzâlî’nin şahsi arayışına dair temel sorular tartışılmaktadır. Ekrem Demirli, metni sadece entelektüel bir kriz anlatısı olarak değil, aynı zamanda bir düşünce muhasebesi ve yöntemsel arayış metni olarak konumlandırır. Dersin amacı, Gazzâlî’nin bu eserdeki tavrını ve ele aldığı hakikat arayışını güncel felsefi tartışmalarla ilişkilendirerek analiz etmektir.

Ana Temalar ve Başlıklar

  1. Kriz ve Hakikat Arayışı

Gazzâlî’nin yaşadığı zihinsel krizin, taklitten tahkike geçiş arzusuyla ilişkili olduğu belirtilir. Bu kriz, sadece şahsi bir bunalım değil; hakikatin izini süren her düşünürün karşılaşabileceği bir ontolojik ve epistemolojik gerilim olarak sunulur.

  1. Düşünce Tarihi ile Yüzleşme

Demirli, Gazzâlî’nin kelam, felsefe, batınîlik ve tasavvuf gibi alanlara yönelik eleştirilerinin, İslam düşüncesi açısından bir hesaplaşma olduğunu vurgular. Bu yönüyle el-Munkiz, hem bir sorgulama hem de yeni bir yön tayin etme çabasıdır.

  1. Yöntem Meselesi ve Disiplinler Arası Gerilim

Gazzâlî’nin mantığı kelama dâhil etmesi ve fıkıh, kelam ve tasavvuf arasında gidip gelmesi, disiplinler arası sınırların yeniden değerlendirilmesine yol açar. Demirli, özellikle Gazzâlî’nin yöntemi ve kullandığı kavramsal çerçeveyi tartışarak modern düşünceyle paralellikler kurar.

  1. Tasavvufun Problematik Konumu

Seminerin sonunda, Gazzâlî’nin çözümü tasavvufta bulduğu ancak bu tercihin de kendi içinde problemli olduğu ifade edilir. Tasavvufun bir metot mu, bir epistemoloji mi, yoksa bir yaşam biçimi mi olduğu sorusu açık bırakılır.

Sonuç

Seminer, Gazzâlî’nin metnini salt bireysel bir otobiyografi olarak değil, İslam düşüncesinin yönünü belirleyen kurucu bir metin olarak ele alır. El-Munkiz’in bugünkü anlamı üzerine sorular sorulmuş, Gazzâlî sonrası düşüncenin nasıl şekillenmesi gerektiği üzerine düşünmeye davet edilmiştir. Bir sonraki seminerde, Gazzâlî’nin ele aldığı felsefe ve kelam eleştirileri üzerinden metin çözümlemelerine başlanacaktır.

 

 

Purpose and Content of the Seminar

This seminar introduces al-Ghazālī’s al-Munqidh min al-Ḍalāl, discussing the purpose behind the text, its place in intellectual history, and the personal search for truth it conveys. Ekrem Demirli presents the work not merely as a narrative of crisis but as a philosophical reflection and methodological inquiry. The seminar aims to analyze al-Ghazālī’s quest for truth in relation to contemporary philosophical discourse.

Main Themes and Headings

  1. Crisis and the Search for Truth

Al-Ghazālī’s intellectual crisis is presented as a transition from imitation (taqlīd) to verification (taḥqīq). This is not just a personal turmoil but a universal tension encountered by anyone pursuing truth—both ontologically and epistemologically.

  1. Confronting the History of Thought

Demirli emphasizes that al-Ghazālī’s critiques of disciplines such as kalām, philosophy, esotericism, and Sufism represent a reckoning within Islamic thought. Al-Munqidh becomes both a critique and a redirection of the intellectual tradition.

  1. The Question of Method and Interdisciplinary Tensions

By integrating logic into kalām and moving between disciplines like jurisprudence, theology, and mysticism, al-Ghazālī prompts a reevaluation of intellectual boundaries. Demirli compares this methodological fluidity with modern interdisciplinary approaches.

  1. The Ambiguous Role of Sufism

The seminar concludes with a critical reflection on al-Ghazālī’s ultimate turn to Sufism, questioning whether it serves as a method, an epistemology, or a way of life. This question remains open and frames Sufism as both a solution and a problem.

Conclusion

The seminar treats al-Munqidh not merely as an autobiography, but as a foundational text in the formation of Islamic intellectual history. Questions are raised about the contemporary relevance of the work and how post-Ghazālī thought should evolve. The next session will begin a close reading of al-Ghazālī’s critiques of philosophy and theology.