EKREM DEMİRLİ,KUŞEYRİ OKUMALARI 15. SEMİNER ÖZETİ
Seminerin Amacı ve İçeriği
Bu seminer, Kuşeyrî Risalesi’nin “haller ve makamlar” konusunu ele alan bölümüne odaklanır. Ekrem Demirli, tasavvufun en belirleyici konularından biri olan bu başlığın tarihî gelişimini, kavramsal içeriğini ve sistematiğini sorgular. Kuşeyrî’nin yaklaşımıyla birlikte tasavvufta zaman, vakit, an, nefes ve hafıza kavramları metafizik, psikolojik ve varoluşsal boyutlarda analiz edilir.
Ana Temalar ve Başlıklar
- Haller ve Makamlar Geleneği
Tasavvufun “ilmi” bir disiplin olarak teşekkül sürecinde haller ve makamlar, mesail olarak belirir. Bu yapı Serrâc, Kelâbâzî ve Kuşeyrî gibi müelliflerde derleme biçiminde ortaya çıkar. Kuşeyrî’nin bu kavramları sözlükvari bir biçimde ve ekolleri harmanlayarak aktardığı vurgulanır.
- Zaman, Vakit ve Hal İlişkisi
Zamanın, içinde yaşanarak anlam kazanan bir “vakit”e dönüşmesi tasavvufun temelidir. Vakit, kişinin içinde bulunduğu hâli ve bu hâle karşı yükümlülüğünü gösterir. Kavramsal yapı; zaman → vakit → hal → ömür → imar zinciriyle açıklanır. Bu doğrultuda, ömür kavramı da bir zamanın anlamlı kullanımıyla ilişkilendirilir.
- Vakit ve An Kavramının Felsefi Temeli
Zaman, mekân ve insan ilişkisi “an, nefes, nokta, bölünmez parça” gibi kavramlarla yeniden düşünülür. Özellikle vakit, dışsal bir süreçten içsel bir bilinç hâline dönüşür. Anın farkındalığına varmak, hafızayı silmek, geçmişten ve gelecekten arınmakla mümkün olur.
- İbnü’l-Vakt ve Ebu’l-Vakt Ayrımı
İbnü’l-Vakt, anı yaşayan kişi; Ebu’l-Vakt ise zamanı yöneten, kevn ve fesat üzerinde etkili olan kişidir. Bu ayrım, insanın doğaya tabi bir varlık olmaktan çıkarak zamanın ve kaderin öznesi hâline gelmesini temsil eder. Tasavvufun amacı da bu özgürleşmeyi sağlamaktır.
- Tasavvufun Radikal İddiası
Tasavvufun insanı Tanrı’ya duyular aracılığıyla yaklaştırma iddiası diğer mistik geleneklerden ayrılır. Tanrıyı görmek, duymak, koklamak, dokunmak gibi duyusal metaforlar, tasavvufi hakikatin doğrudan deneyimlenmesini amaçlar.
Sonuç
Bu seminerde, tasavvufun temel meselelerinden biri olan “vakit” kavramı etrafında geniş bir metafizik ve varoluşsal çerçeve çizilir. Vakit, sadece bir zaman birimi değil, insanın anlamlı eylemleriyle örülen bir bilinç durumudur. Kuşeyrî’nin bu meseleye yaklaşımı, tasavvufun sünnîleşme süreci ve sistemleşmesi açısından da örnekleyici olarak değerlendirilir.
Purpose and Content of the Seminar
This seminar focuses on the section of Qushayrī’s Risāla that discusses the key Sufi concepts of ḥāl (states) and maqām (stations). Ekrem Demirli explores their historical evolution, conceptual structures, and the systematic integration of these notions into the Sufi tradition. In doing so, he also analyzes related terms such as time, moment (waqt), breath (nafas), and memory from metaphysical, psychological, and existential perspectives.
Main Themes and Topics
- The Tradition of Ḥāl and Maqām
As Sufism evolved into a formal discipline, concepts like ḥāl and maqām became part of its structured terminology. Authors such as Sarrāj, Kalābādhī, and Qushayrī presented them in a glossary-like manner, blending different schools of thought to offer a comprehensive vocabulary for spiritual experiences.
- The Relationship Between Time, Moment, and State
In Sufism, linear time transforms into waqt—the lived moment tied to spiritual awareness. Demirli presents a conceptual chain: time → waqt → ḥāl → life (ʿumr) → cultivation (ʿimāra). Waqt represents both presence and responsibility within the moment.
- The Philosophical Foundation of the Moment and the Now
Time, space, and the human being are rethought through concepts such as point, indivisible instant, and breath. Waqt becomes not an external measurement but an inward consciousness. Experiencing the now requires erasing memory and freeing oneself from past and future attachments.
- Ibn al-Waqt vs. Abū al-Waqt
The “son of the moment” (Ibn al-Waqt) lives fully in the present, while “the father of the moment” (Abū al-Waqt) shapes and governs time. This distinction reflects the Sufi aim of transcending natural determinism and becoming metaphysically free—no longer subject to fate, but its master.
- The Radical Claim of Sufism
Sufism uniquely claims that divine knowledge is acquired through the senses. Seeing, hearing, smelling, and touching God—though metaphorical—point to the direct and lived nature of mystical experience, distinguishing Sufism from other mystical traditions.
Conclusion
Centered around the concept of waqt, this seminar constructs a metaphysical and existential framework for understanding human agency in Sufism. Time is not simply a unit of measure but a spiritually charged moment woven with meaning. Qushayrī’s treatment of this theme reflects the formalization and Sunnization of Sufism in the classical period.
