M. ERTAN KARDEŞ, SCHMİTT’İN ÜÇ KLASİĞİ: MACHİAVELLİ, HOBBES VE CLAUSEWİTZ 2. SEMİNER ÖZETİ

Seminerin Amacı

Bu seminerde Carl Schmitt’in Machiavelli’ye yaklaşımı incelenmiştir. M. Ertan Kardeş, Machiavelli’nin politik düşünce tarihindeki merkezi konumunu Schmitt’in realizmiyle birlikte ele almış, özellikle “prens”, “iktidarın teknikleri” ve “eylemin gerçekliği” kavramları üzerinde durmuştur. Seminerin amacı, Machiavelli’nin düşüncesinin Schmitt’in siyaset felsefesinde nasıl yeniden yorumlandığını ortaya koymak ve politik olanın ahlaki ve dinsel bağlamlardan bağımsız, kendi iç zorunluluklarıyla nasıl işlediğini tartışmaktır.

Ana Temalar

  1. Machiavelli’nin Politik Gerçekçiliği

Machiavelli, politikanın ahlaktan bağımsız bir alan olduğunu vurgulayan ilk modern düşünürdür. Onun için siyaset, “ne olmalı” sorusuna değil, “ne vardır” sorusuna cevap verir. Güç, iktidar ve düzen, insan doğasının değişmez niteliklerinden doğar. Schmitt, Machiavelli’de gördüğü bu gerçekçiliği, politik olanın metafizik veya etik açıklamalardan arındırılması yönünde temel bir adım olarak yorumlar.

  1. Virtù ve Fortuna İlişkisi

Machiavelli’nin düşüncesinde virtù (erdem, yetenek) ve fortuna (talih, rastlantı) arasındaki ilişki belirleyicidir. İnsan, talihin gücünü bütünüyle ortadan kaldıramaz ama onu yönetebilir. Schmitt, bu kavramı politik kararın belirsizlik karşısındaki yaratıcı kudreti olarak yorumlar. Politik eylem, tam da bu öngörülemezlik içinde var olur.

  1. Eylem ve Prens Kavramı

Schmitt’e göre Machiavelli’nin “Prens”i bir tarihsel figürden çok politik eylemin simgesidir. Prens, kararsızlığın ortasında karar verebilen kişidir. Eylem, Machiavelli’de ahlaki bir yükümlülük değil, düzen kurucu bir zorunluluktur. Schmitt bu yönüyle Machiavelli’yi modern politik öznenin kurucu düşünürü olarak görür.

  1. Dinin Politik İşlevi

Machiavelli dine bir inanç sistemi olarak değil, politik düzenin korunmasında işlevsel bir araç olarak yaklaşır. Dini değerlerin politik düzlemdeki rolü, halkın bağlılığını ve düzenin sürekliliğini sağlamaktır. Schmitt, Machiavelli’deki bu yaklaşımı, teolojik-politik bir düşüncenin seküler biçimi olarak değerlendirir.

  1. Şiddet, Zor ve Düzen

Schmitt’in okumasında Machiavelli, şiddeti ve zorlamayı sadece iktidarın doğuş anına özgü görmez; düzenin devamı için de kaçınılmaz bir araç olarak kabul eder. Bu anlayış, Schmitt’in “istisna hâli” kavramıyla doğrudan ilişkilidir. Egemen, olağanüstü durumda düzenin devamı için karar veren kişidir; bu bakımdan “prens”, modern egemenin arketipidir.

  1. Politikanın Özerkliği

Machiavelli’nin en önemli katkılarından biri politikanın özerkliğini savunmasıdır. Siyaset, kendi kurallarına sahip bir alandır ve bu kurallar etik veya teolojik yargılara indirgenemez. Schmitt, bu anlayıştan hareketle politik olanı bağımsız bir kategori olarak temellendirir ve politik olanın özünü “dost-düşman ayrımı”nda görür.

  1. Karar ve Şansın Diyalektiği

Machiavelli’de karar verme süreci, insan aklının sınırları ile rastlantının gücü arasında kurulan bir dengeye dayanır. Schmitt, bu dengeyi politik kararın rasyonel ama mutlak olmayan karakterinin göstergesi olarak yorumlar. Karar, akıl ile belirsizlik arasında bir yaratıcılık eylemidir.

  1. Ahlak Eleştirisi ve Modernliğin Başlangıcı

Machiavelli’nin ahlaki düşünceye getirdiği eleştiri, modernliğin en önemli dönüm noktalarından biridir. “Amaç aracı meşrulaştırır” ilkesi, ahlakın politik etkinlik karşısında yetersizliğini değil, gerçekliğe uyum zorunluluğunu gösterir. Schmitt, bu tavrı, modern politik düşüncenin teolojik kalıplardan kopuşunun başlangıcı olarak görür.

Sonuç

İkinci seminer, Schmitt’in Machiavelli’yi nasıl yorumladığını ve ondan nasıl beslendiğini göstermektedir. Machiavelli, Schmitt’in gözünde politikanın somut gerçekliğini ilk kez açık biçimde dile getiren düşünürdür. Onun “prens”i, politik olanın ahlaktan bağımsız, kendi iç zorunluluklarıyla işleyen bir alan olduğunu kanıtlar. Schmitt bu yaklaşımı çağdaş realizmin temeline yerleştirir; politik olanın özü, eylemdeki kararlılık ve düzenin sürekliliğinde bulunur.

 

Purpose of the Seminar

This seminar focuses on Carl Schmitt’s interpretation of Machiavelli. M. Ertan Kardeş examines Machiavelli’s central role in the history of political thought through Schmitt’s realism, emphasizing the notions of the prince, techniques of power, and the reality of action. The goal is to explore how Machiavelli’s thought is reinterpreted in Schmitt’s political philosophy, where politics operates according to its own internal necessities, independent of moral or religious contexts.

Main Themes

  1. Political Realism of Machiavelli

Machiavelli is the first modern thinker to define politics as an autonomous realm, free from moral concerns. For him, politics answers not “what should be” but “what is.” Power and order stem from the unchangeable nature of man. Schmitt sees in Machiavelli’s realism a decisive step toward liberating the political from metaphysical and ethical abstractions.

  1. The Relation Between Virtù and Fortuna

The dialectic between virtù (virtue, skill) and fortuna (chance, fate) defines Machiavelli’s thought. Man cannot eliminate fortune but can master it through decision. Schmitt interprets this as the creative force of political action amid uncertainty — an existential courage to act.

  1. Action and the Prince

For Schmitt, the “Prince” symbolizes the essence of political action rather than a historical figure. The prince acts where others hesitate; decision is the founding act of order. In this sense, Machiavelli becomes the precursor of the modern political subject.

  1. The Political Function of Religion

Religion, in Machiavelli’s view, is not a matter of faith but a political instrument for maintaining order. Schmitt regards this as an early form of the theological-political structure where religious symbols preserve social unity while serving power.

  1. Violence, Coercion, and Order

Machiavelli treats violence not merely as a founding moment but as a constant element of political life. Schmitt links this idea to his concept of the “state of exception,” in which the sovereign decides to preserve order beyond normal legality.

  1. Autonomy of the Political

Machiavelli’s most significant contribution lies in affirming the autonomy of politics. Politics follows its own laws, irreducible to ethics or theology. Schmitt, adopting this insight, defines the political through the friend–enemy distinction, grounding politics in concrete antagonism.

  1. The Dialectic of Decision and Chance

Decision in Machiavelli’s thought mediates between human reason and the unpredictability of fortune. Schmitt interprets it as an act of creative rationality that transforms uncertainty into order.

  1. Critique of Morality and the Birth of Modernity

Machiavelli’s critique of moralism marks the threshold of modernity. The principle that “the end justifies the means” reflects the necessity of adapting to reality rather than rejecting morality outright. Schmitt sees in this rupture the beginning of a secular political rationality.

Conclusion

The second seminar demonstrates how Schmitt reads Machiavelli as the founder of modern political realism. Machiavelli’s prince embodies the autonomy of the political and the primacy of decision over morality. Through this interpretation, Schmitt establishes the groundwork for his own conception of the political as an arena governed not by ideals but by necessity, action, and order.