MEHMET ÖLMEZ, KÖK TÜRK YAZITLARI: KÜL TİGİN OKUMALARI 10. SEMİNER ÖZETİ
Seminerin Amacı
Bu seminer, Kül Tegin Yazıtı’nın ilerleyen satırlarının ayrıntılı filolojik çözümlemesini yapmak; özellikle “yağıp olmak”, “etinmek”, “yaratmak”, “umadık”, “yana”, “yine”, “yeni” gibi fiillerin ve köklerin anlam gelişimini açıklamak, tarihsel fonetik değişmeleri göstermek, yer–su inancı, kutsallık kavramları, sosyal ve siyasal düzenin dilsel yansımaları, erken Türk toplumunun örgütlenmesi ve hükümdarlık ideolojisini metin üzerinden değerlendirmek amacı taşır.
Ana Temalar
- “Yağıp Olmak” Fiili ve Düşmanlık Kavramı
Metindeki “yağıp olmak” ifadesinin düşman olmak anlamına geldiği; “yağı” kelimesinin bugün unutulmuş olsa da Osmanlıca ve Orta Asya Türk dillerinde hâlâ yaşadığı açıklanır. Bu kullanım, Türkçede düşmanlık ve çatışma kavramlarının tarihsel sürekliliğini gösterir.
- “Etinmek – Etmek – Yaratmak – Umadık” Yapılarının Anlam Alanı
Etinmek’in düzenlemek, teşkilatlanmak; yaratmak’ın yeniden ortaya koymak; umadık’ın ise yapamamak anlamı taşıdığı anlatılır. Bu fiiller, toplumun kendini yeniden örgütleyememesi ve bu nedenle yeniden bağımlı hâle gelmesiyle ilişkilendirilir. Ayrıca “umadık”ın tek sesli fiillerle bağlantısı ve olumsuzluk eki açıklanır.
- “Yana – Yine – Yeni” Sözcüklerinin Köken Birliği
Yana/yine/yeni kelimelerinin aynı kökten türemiş olduğu, coğrafi varyantlar nedeniyle farklı biçimlerde göründüğü, ancak anlamlarının ve kökenlerinin ortak olduğu belirtilir. Bunun Türkçedeki lehçe farklarını göstermesi bakımından önemli olduğu vurgulanır.
- “Bonca Işık Küçük Bertük Görü Sakınmatı” İfadesi ve Düşünmek Kavramı
Bu bölümde “iş güç vermek” ifadesinin hizmet etmek anlamına geldiği, “sakınmak” fiilinin eski Türkçede düşünmek anlamına geldiği açıklanır. Orta Asya dillerinde oylamak (düşünmek), bodamak (düşünmek), pikir/pikirleşmek gibi karşılıkların varlığı; modern Türkçedeki “oy” (fikir) kelimesinin de bu tarihsel bağlamla ilişkisi yorumlanır.
- Türk Halkına Yönelik Yok Etme İstekleri ve “Uruh – Sırat” Yapısı
Çin yönetiminin “Türk halkını öldürmek ve soyunu kurutmak” anlamındaki ifadeleri açıklanır. Uruh (soy), sıra/sırat eklerinin eski işlevi, -sız/-sız ekinin arkaik biçimi olarak değerlendirilir. Eski Türkçedeki R/Z değişimi üzerinden semiz–semirmek, kuduz–kudurmak örnekleri ile karşılaştırma yapılır.
- “Türk Iduk Yeri Suğu” ve Kutsal Toprak–Su İnancı
Yer-su kültünün eski Türk inançlarındaki merkezi rolü, Tuvaca ve Hakasça gibi çağdaş dillerde yaşayan çersu/çirsu biçimleriyle desteklenerek açıklanır. Suyun kutsallığına dair antropolojik gözlemler aktarılır ve bu inancın metindeki işlevi değerlendirilir.
- Tengrinin Düzen Kurması ve El Teriş – El Bilge Hatun’un Yüceltilmesi
Tengri’nin Türk halkı yok olmasın diye El Teriş Kağan ve El Bilge Hatun’u göğün tepesinden tutup yücelttiği anlatılır. El/il ayrımı açıklanır; El’in ülke/memleket anlamındaki temel ve eski biçim olduğu vurgulanır. Kan/ög kelimelerinin baba/anne anlamındaki tarihsel köklülüğü üzerinde durulur.
- “Yügeri – Yukarı” Ayrımı ve Eski Yön Bildirimleri
Yügeri ile bugün kullandığımız yukarı kelimesinin köken bakımından tamamen farklı olduğu belirtilir. Divanü Lugati’t-Türk’teki yok–garı yapısı açıklanarak yön bildiren eklerin eski işlevleri gösterilir. Götürmek fiilinin eski Türkçede yükseltmek anlamıyla bağlantısı da değerlendirilir.
- “17 er ile taşıkmak / 70 er olmak / 700 er olmak” Sayısal ve Fiilsel Yapılar
Taşıkmak’ın “isyan etmek, merkezden dışarı çıkmak”, terilip/derilip’in “toplanmak”, kuvratmak’ın “bir araya getirmek” anlamları filolojik örneklerle açıklanır. Sayı sistemindeki 7+20 örneği, çıkmak–taşıkmak ilişkisi ve Eski Türkçede TŞ > Ç dönüşümü değerlendirilir.
- “Kuvrat – Teriş” Karşılaştırması ve Türk Devlet Düşüncesi
Kuvrat (Kuvrat Han) ile Teriş (El Teriş) arasındaki benzerliğin, devlet kurucularına “toplayan/derleyen” anlamı verilmesiyle ilişkili olduğu anlatılır. Budist metinlerdeki kuvrağ, Moğolca hural gibi türevler, topluluk/derlenmiş grup kavramıyla bağlantılı olarak değerlendirilir.
- Eski Türkçede B/V Meselesi ve Oğuzca ile Farklar
Var–varmak–vermek–bolmak–vurmak örnekleri üzerinden B/V değişiminin Anadolu Türkçesini Orta Asya Türkçesinden ayıran temel özelliklerden biri olduğu açıklanır. Bu farkın 13–14. yüzyıl çeviri faaliyetlerinde nasıl iz bıraktığı tartışılır.
- “Börü – Kont – Yağısı” ve Kurt–Koyun İmgesi
Börü kelimesinin kurt anlamındaki eski ve yaygın biçimi olduğu, “kurt” kelimesinin tabu kaynaklı bir ikincil adlandırma olduğu ifade edilir. Düşmanın koyun gibi tasvir edilmesi, savaş sahnelerindeki imgesel zıtlığı gösterir. Kök-börü örnekleri Divanü Lugati’t-Türk ve diğer metinlerle ilişkilendirilir.
- “İlgeri – Kurgarı – Sülep – Termek – Kuvratmak” Fiil Dizileri
Doğu–batı yönleri, ordu gönderme (sülemek), derlemek/toplamak (termek), kuvramak/kuvratmak gibi fiiller açıklanır. Başlayıp–başlak örneği üzerinden Orta Asya fiil ekleri ile Oğuzcanın yapısı karşılaştırılır.
- “Kamagı – Kamu – Hemme” ve Topluluk Kavramı
Kamagı kelimesinin hepsi/tümü anlamı taşıdığı, bunun Kamu, Hemme ve Hamak gibi İran–Soğut etkili biçimlerle ilişkisi açıklanır. 700 kişiye ulaşan topluluğun yeniden örgütlenmesi tarihsel bağlamıyla değerlendirilir.
- “El sıramış, kagan sıramış, kün yetmiş, kul atmış” Yapıları
El’siz (ülkesiz), kağansız, cariye olmuş, köle olmuş halk anlatılır. Töresini yitirmiş Türk bodununun dedelerin töresine göre yeniden düzenlendiği, yaratıldığı ve eğitildiği ifade edilir.
Sonuç
Bu seminer, Kül Tegin Yazıtı’ndaki dilsel, kültürel ve siyasal unsurları ayrıntılı biçimde çözümleyerek erken Türk toplumunun örgütlenmesi, inanç sistemi, sözcük kökenleri, yön bildiren yapılar, fiil sistemleri ve kimlik anlatılarını kapsamlı bir çerçeveye oturtur. Metnin filolojik çözümlemesi, hem Türkçenin tarihsel gelişimini hem de eski Türk dünyasının zihniyet yapısını daha açık biçimde anlamayı sağlar.
Purpose of the Seminar
This seminar aims to make a detailed philological analysis of the later lines of the Kül Tegin Inscription; to explain the semantic development of verbs and roots such as “yağıp olmak,” “etinmek,” “yaratmak,” “umadık,” “yana,” “yine,” and “yeni,” to show historical phonetic changes, to evaluate the linguistic reflections of social and political order, the belief in sacred earth and water, the organization of early Turkic society, and the ideology of rulership through the text.
Main Themes
- The Verb “Yağıp Olmak” and the Concept of Enmity
It is explained that the expression “yağıp olmak” in the text means “to become an enemy,” and that although the word “yağı” is forgotten today, it still exists in Ottoman Turkish and Central Asian Turkic languages. This usage shows the historical continuity of concepts of hostility and conflict in Turkish.
- The Semantic Field of “Etinmek – Etmek – Yaratmak – Umadık”
It is stated that etinmek means to organize, etmek to put in order, yaratmak to bring forth again, and umadık to be unable to do. These verbs are connected to the idea that the people could not reorganize themselves and therefore became dependent again. The relation of “umadık” with single-syllable verbs and the negative suffix is also explained.
- The Common Origin of “Yana – Yine – Yeni”
It is highlighted that the words yana, yine, and yeni come from the same root, appearing in different forms due to geographical variation, but retaining shared meanings and origins. This is important for showing dialectal differences in Turkish.
- The Expression “Bonca Işık Küçük Bertük Görü Sakınmatı” and the Concept of Thinking
It is explained that “iş güç vermek” means serving, and that in Old Turkish sakınmak meant “to think.” Corresponding forms such as oylamak, bodamak, and pikir/pikirleşmek in Central Asian languages are mentioned; the modern word oy (idea/vote) in Turkish is also linked to this historical background.
- Intentions Toward the Destruction of the Turkic People and the Structure “Uruh – Sırat”
The expressions meaning “to kill the Turkish people and destroy their lineage” are explained. Uruh (lineage) and the sır/sırat suffixes are interpreted as archaic forms of the modern “-sız/-siz” (without). The R/Z alternation in Old Turkic is explained through comparisons such as semiz–semirmek and kuduz–kudurmak.
- “Türk Iduk Yeri Suğu” and the Belief in Sacred Land and Water
The central role of the earth–water cult in ancient Turkic belief is explained, supported by Tuvanic and Khakas forms such as çersu/çirsu. Anthropological observations about the sacredness of water illustrate the cultural background reflected in the text.
- Tengri Establishing Order and the Elevation of El Teriş and El Bilge Hatun
It is explained that Tengri, so that the Turkish people should not perish, lifted El Teriş Kağan and El Bilge Hatun from the top of the sky. The distinction between El and İl is clarified; El is presented as the primary ancient form meaning country/land. The words kan and ög are emphasized as the oldest forms for father and mother.
- The Distinction Between “Yügeri” and “Yukarı” and Old Directional Indicators
It is stated that yügeri and modern yukarı are etymologically unrelated. Mahmud al-Kashgari’s structure yok-garı is used to explain older directional forms. The earlier meaning of kötürmek as “to lift upward” is also discussed.
- Numerical and Verbal Structures: “17 er ile taşıkmak / 70 er olmak / 700 er olmak”
The meanings of taşıkmak (to rebel, to go outside), terilip/derilip (to gather), and kuvratmak (to bring together) are explained with philological examples. The 7+20 counting system, the relation between çıkmak–taşıkmak, and the TŞ > Ç shift in Old Turkic are evaluated.
- The Comparison of “Kuvrat – Teriş” and Turkic State Ideology
It is explained that the similarity between Kuvrat (Kuvrat Han) and Teriş (El Teriş) stems from the meaning “one who gathers/collects,” given to state-founders. Derived forms such as Uygur kuvrağ and Mongolian hural are linked to the concept of community/assembled group.
- The B/V Issue in Old Turkish and Differences from Oghuz Turkish
Through examples such as var–varmak–vermek–bolmak–vurmak, it is explained that the B/V shift is one of the main features distinguishing Anatolian Turkish from Central Asian Turkish. Its traces in translation activities of the 13th–14th centuries are discussed.
- “Börü – Kont – Yağısı” and the Wolf–Sheep Imagery
It is stated that börü is the old form for “wolf,” while kurt is a secondary name originating from taboo. The portrayal of the enemy as a sheep reflects the symbolic contrast in warfare scenes. Examples such as kök-börü are linked to Divanü Lugati’t-Türk and other sources.
- The Verb Series “İlgeri – Kurgarı – Sülep – Termek – Kuvratmak”
Eastern and western directions, sending armies (sülemek), gathering (termek), and assembling (kuvratmak) are explained. Through the example of başlayıp–başlak, the verb suffixes of Central Asia are compared with those of Oghuz Turkish.
- “Kamagı – Kamu – Hemme” and the Concept of Community
Kamagı is explained as meaning “all/entire,” related to forms such as Kamu, Hemme, and Iranian–Sogdian hamak. The reaching of 700 men is interpreted in the historical context of reorganization.
- “El sıramış, kagan sıramış, kün yetmiş, kul atmış” Structures
It is described that the people became without a country, without a khagan, became concubines and slaves, and lost the Turkic laws. It is stated that the ancestors recreated and reorganized the people according to their ancestral laws.
Conclusion
This seminar places the linguistic, cultural, and political elements in the Kül Tegin Inscription into a broad interpretive framework, explaining the organization of early Turkic society, its belief system, word origins, directional expressions, verb systems, and identity narratives. The philological analysis of the text allows a clearer understanding of both the historical development of Turkish and the worldview of the ancient Turkic world.
