MEHMET ÖLMEZ, KÖK TÜRK YAZITLARI: KÜL TİGİN OKUMALARI 13. SEMİNER ÖZETİ
Seminerin Amacı
Bu seminerde Kül Tegin yazıtının doğu yüzü 22–23. satırları filolojik, tarihsel ve kültürel açıdan incelenir. Özellikle ökünmek fiilinin anlamı, pişmanlık kavramının Türk dillerindeki gelişimi, küregi (asi, huysuz) yapısı, ettirgen ekler, saldırı ve bozguna uğrama anlatıları, balbal geleneği, toplumsal çöküşün dildeki yansımaları, unvanlar, soy terimleri, Tanrı tarafından tahta çıkarılma söylemi ve yöneticinin devletin durumunu tarif eden ifadeleri ayrıntılı biçimde ele alınır.
Ana Temalar
- Ökünmek Fiili ve Pişmanlık Anlam Alanı
Ökünmek fiilinin Kazakça ve Uygurca gibi çağdaş Türk lehçelerinde yaşadığı, Türkçede ise Arapça ve Farsça karşılıklarla yer değiştirdiği; yazıtta Türk halkına yöneltilen “pişmanlık göster” çağrısının hem dilsel hem toplumsal bağlamda tartışıldığı belirtilir.
- Asi Olma Durumu: Küregi ve Kökleri
Küregi sözcüğünün “asi, söz dinlemeyen, huysuz” anlamı üzerinde durularak bu yapının kür/gür kökleriyle ilişkisi, güçlenme–başkaldırı ekseninde tarihsel bir açıklama üzerinden değerlendirilir; fiilin ekleşme süreci ve anlam genişlemesi örneklendirilir.
- Ettirgen Ekler ve Kirgürmek/Kirgirmek Yapısı
Eski Türkçede ettirgenliğin -gür/-gür ve daha sonra -güz/-küz biçimlerine dönüşmesi, fiillerin tarihsel evrimi ve modern Kıpçak lehçelerindeki izleri açıklanır; yavlak kigürtün gibi ifadelerde kötülüğün topluma sokulmasının dilsel yapısı çözümlenir.
- Asilik ve Sonuçları: Savaş, Bozgun ve Dağılış
Türk halkının asiliği nedeniyle düşmanların “nereden gelip bozguna uğrattığı” üzerine yapılan yorumlarda yaraklık, süngüklük, yan-/yana fiilleri ve savaş aletlerinin dönemsel önemine değinilir; bozguna uğratma ve dağıtma fiillerinin anlam ayrımları gösterilir.
- Sünük (Kemik) Kelimesi ve Ses Değişmeleri
Sünük kelimesinin çağdaş Türk dillerinde yaygın kullanımına karşılık Türkiye Türkçesinde yerini kemik sözcüğüne bırakması; N → M değişmeleri ve Tuvaca gibi lehçelerdeki formlar örneklenerek ses tarihinin gelişimi açıklanır.
- Ötüken’den Ayrılış ve Doğu–Batı Seferleri
“Idık Ötüken’ten bardım” ifadesiyle Ötüken’in kutsallığı ve merkeziliği vurgulanır; ilgeri ve kuru garı yön yapıları, bar-/bardın fiili ve sıfat-fiil ekleri bağlamında hem coğrafi hem gramatik çözümlemeler yapılır.
- Kazanç Anlatısı ve Toplumsal Yıkımın Dili
“Kan su gibi aktı, kemik dağ gibi yattı” ifadeleri üzerinden savaşın yıkıcılığı, emek–bedel ilişkisi ve kazanç kavramının tersine çevrilişi yorumlanır; yügürmek, tavça, yattı gibi fiillerin somut betimleme gücü açıklanır.
- Oğul–Kız–Uru Terimleri ve Toplumsal Roller
Oğul kelimesinin cinsiyetsiz bir “evlat” anlamı taşıdığı; cinsiyet ayrımının kız ve uru unsurlarıyla kurulduğu; beylik oğulun kul, sultan olmaya layık kızın cariye oluşu gibi toplumsal çöküş göstergelerinin yazıt bağlamında anlamı değerlendirilir.
- Yavlak, Yavız, Yavrmak Kelime Ailesi
Kötülük ve bozulma semantiğinin oluşturduğu yavlak–yavız–yavrmak üçlüsünün ortak kök yapısı üzerinde durulur; hem fiziksel hem ahlaki kötüleşmeyi ifade eden bu kelimelerin tarihsel bağlamı açıklanır.
- Amcanın Ölümü ve Uça Barmak Fiili
Bilge Kağan’ın amcasının ölümünü uça barmak (“uçup gitmek”) ile ifade etmesinin hanedan üyeleri için özel bir ölüm söylemi olduğu; Harezm bölgesindeki uçmak (cennet) kelimesiyle yaşanan etimolojik karışmalar tartışılır.
- Balbal Dikme Geleneği ve Düşman Temsili
Kırgız kağanını temsil eden balbalın dikilmesi üzerinden Türklerde öldürülen düşmanı temsilen taş bırakma ritüeli, balbalların sayılması ve Moğolistan’daki buluntularla ilişkilendirilerek kültürel bağlamda açıklanır.
- Atı Küsü: İsim–Şöhret İkilisi
At ve kü sözcüklerinin hem “ad” hem “şöhret” anlam alanını oluşturduğu; millet adının yok olmaması için verilen mücadelede bu ikilinin siyasi kimlik açısından taşıdığı önem değerlendirilir.
- Tanrı Tarafından Tahta Çıkarılma Söylemi
“Ülke veren Tanrı” ifadesiyle Bilge Kağan’ın meşruiyetinin göksel kaynağa bağlanması; olurmak/olurtmak fiilleriyle taht–devlet–kader ilişkisinin kurulması ve yöneticinin kendisini Tanrı’nın görevlendirdiği kişi olarak sunması yorumlanır.
- Yılsık/Yılışık Kelimesi Üzerine Tartışma
Talat Tekin’in kelimeyi “rahat/müreffeh” anlamında okuması, Clausen’ın yılışık biçimiyle farklı bir köken önerisi getirmesi ve bu sözcüğün semantik belirsizliği; Bilge Kağan’ın “müreffeh bir halk devralmadım” ifadesiyle tarihsel tabloyu betimlemesi anlatılır.
- Açsız–Tonsuz Halk ve Devletin Durumu
“Açsız, tonsuz, yavuz yavlak bodun” ifadeleriyle halkın çıplak, yoksul ve kötü durumda oluşu; yöneticinin devraldığı halkın ekonomik ve sosyal çöküşünü betimlemesi ve Türk toplumsal düzeninin kırılma noktaları incelenir.
- Kül Tegin ile Sözleşmek ve Yönetim Tasarımı
Bilge Kağan’ın kardeşi Kül Tegin ile “sözleşmek” ifadesi üzerinden yapılan istişare, keneşmek geleneğiyle ilişkilendirilir; devletin yeniden düzenlenmesi için alınan ortak kararlar ve yönetim stratejisinin şekillenişi açıklanır.
- Gece Gündüz Çalışma ve Halkı Korumaya Adanmışlık
“Türk bodun için tün udumadım, küntüz olurmadım” ifadesiyle yöneticinin halkı için gece gündüz çalıştığını vurgulaması; yönetim ahlakı, fedakârlık söylemi ve Türk devlet geleneğinde emeğin ideolojik işlevi değerlendirir.
Sonuç
Seminerde, Kül Tegin yazıtının bu bölümünde kullanılan kelime ve anlatım biçimleri üzerinden eski Türk toplumunun yönetim anlayışı, toplumsal çöküş–diriliş döngüsü, savaş ve pişmanlık kavramlarının dili, Tanrı meşruiyeti ve ata mirasının korunması gibi temel düşünsel unsurlar ayrıntılı biçimde ortaya konur. Bu satırlar, tarihsel Türk kimliğini oluşturan değerler sisteminin dildeki izlerini bütünlüklü biçimde anlamamıza imkân sağlar.
Purpose of the Seminar
This seminar examines the 22–23rd lines of the eastern face of the Kül Tegin inscription from philological, historical, and cultural perspectives. The meaning of the verb ökünmek, the development of the concept of remorse in Turkic languages, the structure of küregi, causative suffixes, narratives of attack and defeat, the balbal tradition, linguistic reflections of social collapse, titles, kinship terms, the discourse of being enthroned by Heaven, and the ruler’s description of the state’s condition are analyzed in detail.
- The Verb Ökünmek and the Semantic Field of Remorse
It is stated that the verb ökünmek survives in contemporary Turkic dialects such as Kazakh and Uyghur, while in Turkish it has been replaced by Arabic and Persian terms; the exhortation “show remorse” directed at the Turkish people is discussed in both linguistic and social contexts.
- The State of Rebellion: Küregi and Its Roots
The meaning of küregi as “rebellious, disobedient, unruly” is explained, and its relation to kür/gür roots is evaluated along the axis of empowerment–rebellion; the affixation process and semantic expansion of the verb are illustrated.
- Causative Suffixes and the Structure Kirgürmek/Kirgirmek
The transformation of causative forms from -gür/-gür into -güz/-küz in Old Turkic, their historical evolution, and their traces in modern Kipchak dialects are explained; the linguistic structure of expressions such as yavlak kigürtün is analyzed.
- Rebellion and Its Consequences: War, Defeat, and Dispersal
Comments on how enemies “came and defeated” the Turks due to their rebelliousness include explanations of the terms yaraklık, süngüklük, yan-/yana and the shifting importance of weapons; distinctions among verbs of scattering and defeat are clarified.
- The Word Sünük (Bone) and Sound Changes
The widespread use of sünük for “bone” in contemporary Turkic languages, in contrast to Turkish where it has been replaced by kemik, is described; N → M shifts and forms seen in dialects such as Tuvan demonstrate the development of sound history.
- Departure from Ötüken and East–West Campaigns
The expression “I left sacred Ötüken” highlights Ötüken’s sacred and central position; the directional forms ilgeri and kuru garı, and the verb bar-/bardın are analyzed both geographically and grammatically.
- The Narrative of Gain and the Language of Social Ruin
The lines “your blood flowed like water, your bones lay like a mountain” are interpreted as descriptions of destruction; the semantic force of verbs such as yügürmek, tavça, and yattı is emphasized.
- Oğul–Kız–Uru Terms and Social Roles
The word oğul originally indicates a gender-neutral “child,” while gender is marked by elements such as kız and uru; the decline expressed in the beylik child becoming a slave and the sultan-worthy girl becoming a concubine is analyzed.
- The Word Family Yavlak, Yavız, Yavrmak
The shared root structure of yavlak–yavız–yavrmak, expressing moral and physical deterioration, is explained together with its historical context.
- The Death of the Uncle and the Verb Uça Barmak
The phrase uça barmak (“to fly away”) is shown to be a special expression used for the death of royal family members; its later confusion with the Khwarezmian word uçmak (“paradise”) is discussed.
- The Balbal Tradition and Representation of Enemies
The balbal erected to represent the Kyrgyz khagan is analyzed as part of the tradition of placing a stone for each slain enemy; archaeological parallels in Mongolia are referenced.
- Atı Küsü: The Pair of Name and Fame
The words at and kü together represent the domain of “name” and “fame”; their political significance in the struggle to preserve national existence is explained.
- The Discourse of Being Elevated to the Throne by Heaven
The phrase “Heaven who gives the realm” positions Bilge Kağan’s legitimacy as divinely sanctioned; olurmak/olurtmak expresses enthronement, linking state, throne, and destiny.
- The Debate on the Word Yılsık/Yılışık
Talat Tekin reads the word as “comfortable/prosperous,” while Clauson offers the alternative reading yılışık; the ambiguity of the term is discussed along with Bilge Kağan’s claim that he “did not inherit a prosperous people.”
- A Hungry and Clotheless People and the Condition of the State
The phrase “açsız, tonsuz, yavuz yavlak bodun” describes a poor, naked, and degenerated people; the inherited state of social and economic collapse is examined.
- Consulting with Kül Tegin and Designing Governance
The consultation between Bilge Kağan and his brother Kül Tegin reflects the tradition of keneşmek; their joint decisions to reorganize the state and shape governance are explained.
- Working Day and Night and Devotion to Safeguarding the People
The phrase “for the Turkish people I did not sleep at night, I did not sit during the day” expresses dedication, presenting labor and sacrifice as foundational elements of Turkic governance.
Conclusion
In this seminar, the linguistic and narrative structures of this section of the Kül Tegin inscription reveal the administrative worldview of early Turkic society, its cycle of collapse and renewal, its concepts of war, remorse, divine legitimacy, and the preservation of ancestral lands. These lines make visible the value system and cultural foundations underlying historical Turkic identity.
